Yüzbaşının Kızı


Yüzbaşının Kızı

Aleksandr Puşkin’in en bilinen ve en çok okunan kitabıdır. 1830’larda yazmış olduğu kitap 1700’lü yılların çalkantılı Yemelyan Pugaçov ayaklanmasını konu alır. Kitabı genel olarak ‘aşk’ üzerine kurulu der isek yanılmış oluruz. Gerçek bir hikayedir; aşkın yanı sıra savaş, düellolar ve dönemin sert kanunları da işlenmiştir..Kitaptaki baş karakter Pyotr Andreyiç, zengin bir komutanın oğludur. Bakıcılarla ve özel öğretmenlerin eğitimiyle büyütülmüştür. Andreyiç ailesinin isteğiyle subay olmak için evden çıkar ve Belogorskaya Kalesine gönderilir. Burada yüzbaşının malikanesinde yaşamaya başlar. Yüzbaşının kızı olan Mayra’ya aşık olur ve bu aşk karşılıksız değildir. Mayra, babasına aşık olduğunu söylediğinde babası bu duruma karşı çıkar ve mecburen Andreyiç’ten uzaklaşır. Kitabın bu kısmından sonrası soluk kesen bir savaşı anlatır. Savaştan sonra ise beklenmedik olaylar ve idamlar gerçekleşir. Tüm bu olayların arasında ise Andryeviç ve Mayra görüşmelerini devam ettirirler. Gel gitli olan bu aşkın sonunda kader onlara güler…

Puşkin’in en çok ses getiren kitabı olmuştur. Anlatımı açık, dili sade ve olay örgüsü berraktır. Tüm bilinen ve çok sevilen kitaplar arkasında gerçek bir karakteri yaşatıyor. Rus Edebiyatının öncüsü olan ve birçok tanındık yazarın elinden tutan, (Dostoyevski, Gogol…) onlara destek çıkan Puşkin’in bu kitabını mutlaka okumak gerekir.

Puşkin aristokrat bir soydan gelmiştir. Lakin saray edebiyatı yapmak yerine ülkenin vaziyetini ele almıştır, rahatsızlığını dile getiren şiirler, yazılar yazmıştır. Doğumundan itibaren bakıcılarla ve özel öğretmenlerle büyümüştür ve anne baba sevgisini hiç hissedememiştir. Uysal bir çocuk olarak bilinse de yazdığı hicivler, girdiği ölüm düelloları Puşkin’in bastırdığı aykırılığını ve öfkesini açıkça belli ediyor. Puşkin sosyal reform görüşüne çok yaklaşmıştı ve bu durum hükümeti kızdırmıştı. Hayatı boyunca edebiyat ve sanatla değil; siyasetle, başkaldırılarla uğraşmış ve reform için savaşmıştır. Sürgünlere gönderilmiştir.

Bir diğer husus ise Puşkin’in bir aşk adamı olduğudur. Bu kitabında aşkı bu denli içten, samimi yazmasının sebebi, hayatına giren kadınlara dolu dizgin aşık olmasıdır. Puşkin için aşk, macera ve tutkudan ibarettir. Zaten ölümü de bundan dolayı olmuştur. Eşine olan kıskançlığından dolayı eşiyle münasebeti olan Georges d’Anthès’la düello yapar ve maalesef Puşkin ağır yaralanır, iki gün acı çeker ve iltihaptan kaynaklı vefat eder.

Ama kitapta yazdığı gibi bir aşk yaşamamıştır ve Puşkin’in ne yazık ki hiç mutlu sonu olmamıştır. Kimi zaman hata ondaydı kimi zaman ise hayatına aldığı kadınlarda.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Soneler

On altıncı yüzyılın sonlarında yazılmış bir şiir kitabıdır. Büyük İngiliz Ozan diye adlandırılan Samuel Taylor Coleridge ''Shakespeare anlamak istiyorsan Soneler kitabına başvur.'' demiştir.

Daha Fazlasını Oku
Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Bir İdam Mahkumunun Son Günü yazıldığı dönemde oldukça zor kabul görmüş bir eserdir.

Daha Fazlasını Oku