Karabibik


Karabibik

Edebiyatımızda realist-natüralist anlayışıyla yazılan ilk kitaptır Karabibik.  Dolayısıyla adını ve kitabını sıkça edebiyat derslerinde duyarız. Ezberlenmiş bir cümleyle değil de gerçekten ‘Nabizade Nazım kimdir ve edebiyatın bu öncü kitabı nasıl bir kitaptır’ bunu inceleyelim.

Nabizade Nazım 1862’de İstanbul’da doğmuştur. Annesi ve babası hakkında net bir bilgi yoktur çünkü Nazım çok çocuk yaşta yetim kalmıştır. Ninesi tarafından büyütülmüştür. Daha sonra hayatını askeri okullarda geçirmiştir. Ve topçu üsteğmen olarak okulundan mezun olmuştur. Askerliği devam ederken askerliğin tek tipliğiyle yaşamamıştır ve bulunduğu yerleri, kişilikleri analiz etmiştir. Dilbilim, eleştiri, psikoloji alanında yazan bir asker… Ordu emriyle Kaş’a gitmiştir. (Karabibik kitabının mekanıdır ve burada yazılmıştır.) Görevi yalnızca mesleğini yapmak değil, oradaki insanları da yazmak olmuştur. Genellikle yazılarında Anadolu köylerini seçer çünkü yabancı okurları bilgilendirmeyi, yöreye özgü kelimeleri aktarmayı amaçlamıştır. Zaten kitaplarında konuşmalar oldukça şiveli bir ağızdır. Nabizade Nazım Tanzimat dönemi sanatçısıdır lakin dili o zamana göre oldukça sade ve anlaşılırdır. Süslü edebiyattan uzaktır.

Realizm akımını savunan bir yazarımızdır. Realizm sanatla tamamen özdeşmez çünkü, sanat detaylara girip, yoğun betimlemeler yaparken; realizm yalnızca insanı, insanın bulunduğu sosyolojik yapıyı ve çevreyi yazmaktadır. Kısacası, Nabizade Nazım renkli gözlüklerle değil, kendi gözlemleriyle yazan bir yazardır.

Kitap, Antalya’nın bir köyünde geçmektedir. Yerel ağız olduğu gibi yansıtılmıştır. Köylünün yaşamını, sefaletini ve cehaletini anlatır. (Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç kitabını çok anımsattı bana. Şiveler, işleyiş, mahalleli insanların birbiriyle sohbeti… Tabii yazım tarihi daha önce olan kitap Karabibik’tir.) Hikaye, Hristiyan köyü olan yerde Temre’de geçmektedir. (Şimdiki adı Demre) Eserin ana kahramanı Karabibik eşini kaybetmiştir. Yoksul bir adamdır. Babasının ölümünden sonra da kendisine verimsiz bir tarla kalır. Kıt kanaat geçinir ve kızını Koca İmam’ın kayınbiraderine vermeyi düşünür. Çünkü bu sayede onların öküzlerini kullanacağını düşünür. Ama kayınbiraderi başka biriyle evlenir ve hayali boşa çıkar. 

Ne mutlu son ne de mutsuz son içerir. Keyifle okuyup vakit geçireceğiniz, o dönemin insanlarına kulak vereceğimiz bir kitaptır.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Efruz Bey

Kitap, ince ince işlenmiş cahillikten bahseder. Toplumun ne kadar kör olduğunu, inanmanın düşünmekten daha kolay olduğunu anlatır.

Daha Fazlasını Oku
Felatun Bey İle Rakım Efendi

Felatun Bey baba serveti yiyen, lüks ve sefa düşkünüdür. Hayatta hiçbir zorluk çekmemiştir. Rakım Efendi ise zorluk ve yokluk içinde büyümüş

Daha Fazlasını Oku