Matmazel Noraliya'nın Koltuğu


Matmazel Noraliya'nın Koltuğu

Türk edebiyatının gelmiş geçmiş ‘en ciddi’ psikolojik kitabıdır. Çöküşün değil, çöktükten sonra ayağa kalkışın kitabı.

Eğer bu kitap 1900’lü yılların başında yazılsaydı, ‘ilk psikolojik roman’ kategorisine girerdi. 1949 yılında yazılmıştır ve eleştirmenler tarafından ‘en ciddi psikolojik roman’ denmiştir.

Türk eserleri arasında öncü sayılan bu kitap, bana kalırsa Peyami Safa’nın ustalık eseridir. Kitabı okumak sizi düşünmeye, bohemliğe ve üzüntüye sürüklüyor. Kaldı ki bu kitabı yazmak nasıl bir psikolojidir? Alışılagelmişin çok dışındadır. Sadece birey odaklı değil, sosyolojik yapı da odaklıdır. Genellikle Türk roman kitapları bir çöküşü anlatırlar ve çöküşün sonu ölümdür. Peyami Safa ise bir çöküşün ardından gelen, meşakkatli bir acıdan sonra gelen mutluluğu anlatmaktadır. Kitap, son derece ilgi çekicidir ve en başından itibaren derin bir merakla okuyorsunuz.

Konusu,
Ana karakterimiz Ferit, tıp fakültesinde okuyan bir gençtir. Sorunlu anne-baba ilişkisini çocukluğundan beri yaşamaktadır. Acılar üst üstte gelmeye başlamıştır ve annesi, ablaları veremden dolayı vefat etmiştir. Baba ise Ferit’i ve küçük kızı Nilüfer’i terkedip uzaklaşmıştır. Ferit ise varoluş sancısına girer… Bulunduğu ortamdan, ait olduğu yaşamdan kaçmak ister ve Tıp Fakültesini bırakıp Felsefe’ye yönelir. Kardeşi Nilüfer’i de teyzesine bırakarak bir pansiyona yerleşir. Pansiyon demeye bin şahit ister çünkü adeta bir tımarhanedir. Bir kadın ortalıkta çırılçıplak dolanır, başka bir odada romatizmalı birisi oturmaktadır, başka biri gaipten sesler duyduğunu söyler. Bu arada kardeşi Nilüfer de dertlidir çünkü teyzesi ona işkence etmektedir. Ferit, çektiği tüm sancıların yanına bunlar da eklenince artık zıvanadan çıkmak üzeredir. Ayrıca pansiyonda bir katil de vardır… (bu kısım çok heyecan verici, katil Ferit’in yakınlarından birini öldürüyor. Amaç ise Ferit’i mutlu etmek..)

Ferit pansiyonda yaşayan, kitap dolu bir odası olan ve toplum içine girmeyen Aziz Bey ile iyi anlaşmıştır ve onun yardımıyla Büyükada’da bir eve yerleşir. Bu ev bir yıl önce ölmüş olan Matmazel Noraliya’nın evidir. Bu eve geçtikten sonra kitap çok başka bir aleme geçiş yapıyor. Okuyacağınız kitap tek bir kitap değil, iki kitaptır. Nihilistten mistisizme geçiş, sancılardan doğuma geçiştir. Okurken tüyleriniz diken diken olacaktır.

Hayatımızı kurtarmak, inanmaktan geçer. İster bir dine, ister bir kişiye, ister bir umuda… Kitap ise bir nevi bize bunu öğretiyor. İnanç, hayatımızın temelidir.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Canım Aliye, Ruhum Filiz

Sabahattin Ali'nin bu kitabı bir mektup niteliğindedir. Kızı Filiz Ali'nin katkılarıyla düzenlenmiş bu kitap içinizi hem ısıtacak hem burkacaktır.

Daha Fazlasını Oku
Bulantı

Gerçekten nevrotik bir rahatsızlığa sahip olan bir adamı okuyorsunuz, yaşıyorsunuz. Gördükleri sanrı mı gerçek mi?

Daha Fazlasını Oku