Raziye


Raziye

Kitabı almaktaki en büyük motivasyonum, Melih Cevdet Anday’ın çağdaş bir aşk öyküsüyle mitolojiye katkıda bulunduğu beklentisiydi. Kitap Zeus’un sapkınlıklarıyla bağdaştırılmaya çalışılmışsa doğru, ancak onun dışında mitolojiyle uzaktan veya yakından alakası yoktur. Klasik bir Türk aşk romanıdır.

Kitapta yoğun betimlemeler, uzun anlatımlar, aşırıya kaçan tasvirler mevcuttur. Dünya romanlarında betimlemenin direği Balzac ise eğer Türk romanlarında da betimlemeyi ustalıkla kullanıp, yaşatan Melih Cevdet Anday’dır. Eğer uzun betimleme, sayfalarca süren tasvirleri sevmiyorsanız bu kitap size göre bir kitap değil! Sevenler içinse edebi açıdan doyurucu olacak bir kitaptır.

Ressam olan genç, şehirden uzaklaşmak ister ve buna en uygun yer olarak gördüğü dayısının yanına taşınır. Dayısı köyde evlatlık edindiği kızıyla yaşar. Ana karakterimiz kızı görür görmez aşık olur. Dayısının ise kız üzerinde inanılmaz bir baskısı vardır. Onu dış dünyadan, çingenelerden korumak ister. Ana karakterimiz ve kız bir aşk yaşar ama kız pek oralı değildir. Söyledikleriyle yaptıkları pek uyuşmaz. Gözü dışarıdadır, tıpkı çingeneler gibi konuşur, onlar gibi davranır. Dayısı ona Fransız eğitimi verse de Vedia’nın (kız) kapasitesi bunları almaya yetmez. Kitabın sonlarına doğru okuyucu biraz heyecanlanıyor. Yaklaşık 200 sayfadan sonra bir gelişim okuyorsunuz. Ve sır gibi giden kitap en sonunda açıklığa kavuşuyor.

Kız aslında çingenelerin kızıdır. Asıl adı Raziye’dir. Ve işin ‘yok artık’ dediğimiz kısımı ise dayısının kıza olan aşkıdır. Ana karakterimiz eli boş, gözü yaşlı İstanbul’a geri döner.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Ruhsal Saat Tamircisi

Ölüm ruhun bedeni terk etmesi değil, sevginin kalbi terk etmesiyle olur.

Daha Fazlasını Oku
Şeker Portakalı

Küçük bir çocuğu acımasızca dövmek. Çocuk artık insanlara güvenemediği için bir şeker portakalı fidanına içini döker.

Daha Fazlasını Oku