Küçük Paşa


Küçük Paşa

Türk klasik eserleri arasında ismi günümüze kadar popüler bir şekilde gelmemiş kitaplardandır. Bunun sebebi ise sadece yazarlık adına çalışmamış olmasından mütevellit olabilir. Kendisi aynı zamanda valilik ve milletvekilliği yapmıştır. Ama kitabında siyasetin en ufak kırıntısı bulunmamaktadır. Bu durum bile Ebubekir Hazım Tepeyran’a saygı göstermemiz için yeterlidir. 
Not: Bu kitap Türk Edebiyatında ikinci köy romanı olarak geçmektedir. (İlki, Nabizade Nazım - Karabibik)

Kitap hem sanat için hem toplum için yazılmıştır. Aklınızda muntazam canlandıracağınız betimlemeler ve imgeler mevcuttur. Süssüz bir ifade kullanılmış olsa bile içinizde uyandırdığı edebi zevk bambaşkadır. Ve bu da her yazarın harcı değildir.

Konusu; İstanbul’un paşa konağında bir sütanne aranır. Ve bir tanıdık aracılığıyla Niğde’den evli bir çift getirilir. Kadın hamiledir. Bu sayede çocuğa sütannelik yapacaktır.

Bu köylü ailesinin adları Ali, Selime ve oğulları Salih’tir. İstanbul’a gelerek konağa yerleşirler. Konağın paşası Salih’i o kadar çok sevmiştir ki adeta Salih’i oğlu gibi görmüş ve paşalar gibi büyütmüştür. Kitaba adını veren “Küçük Paşa” lakabı da buradan gelmektedir. Aradan yedi yıl gemiştir ve Ali Bey köye dönmek için eşini ve Salih’i alır ama konağın paşası Salih’i bırakmaz. Hal böyle olunca Ali ve Selime köye gider ve orada da ayrılıp başka kişilerle evlenirler. Bir süre sonra konağın paşası vefat eder. Bunun üzerine evin hanımı Salih’ten hiç haz almadığını, yüzünü dahi görmek istemediğini söyler ve bir an önce ait olduğu yere gitsin diyerek Salih’i konaktan attırır. Salih köye gider gitmesine ama barınamaz. Alışık olduğu konak hayatından köy ortamına geçmek onu bir hayli sarsmıştır.

Kitabın bundan sonrası toplumsal sorunları anlatmaktadır. Köydeki hayatın ne kadar zor olduğunu, insanların geri kalmışlığını, geçimin kıt kanaat olduğunu dile getirir. Tüm bunların yanısıra insanları bireysel olarak da ele almıştır. Salih’in üvey annesi Salih’e eziyetler eder. Salih ortalıkta evsiz gibi acı içinde yaşamaktadır. Kitabın sonu çok acıklıdır. Türk Edebiyatında yeri oldukça mühimdir. Tavsiyemi sunar, bol kitaplı günler dilerim.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Sözde Kızlar

Kitap aslında babasını arayan genç bir kızın (Mebrure) öyküsüdür.

Daha Fazlasını Oku
İntibah

Ali Bey'in yaşam tarzının tam tersidir. Kirli bir geçmişi olan, kitaptaki tabirle ''edepsiz'' bir kadındır. Hikaye tam da burada başlıyor...

Daha Fazlasını Oku