Mutlu Olma Sanatı


Mutlu Olma Sanatı

“Nietzsche’nin akıl hocası olan bizim de akıl hocamızdır” diyerek, ayıla bayıla her bulduğum kitabını okumaya çalıştığım filozoftur. Schopenhauer’un temel felsefesi, irade ve kabul etmektir. Hayatta herhangi bir acıyla karşılaşıyorsanız, kabul edin. Eğer o acıyla başa çıkamıyorsanız, boyun eğin. Böyle okuduğunuzda ‘ne kadar manasız’ diyebilirsiniz ama aslında bu bizim de inancımızdır, bu kaderdir…

Evet. Schopenhauer da biraz ‘kadercilik’ hakimdir. O Hinduizm, Budizm gibi mistiklikten uzaktır. Ama realist olacak kadar da keskin değildir. Schopenhauer felsefede ‘her şey ölçülü, olması gerektiği gibi’ dir. Ona göre evren de, mutluluk da, akıl da iradeden geçer. Bu dünyada en üst varlık insandır ve bunun sebebi de iradedir.

Her filozof mutluluğun kaynağını çözmeye çalışmaktadır. Aslında her düşünen insan bunu yapar. Yıllarca hep ‘evrenin ana maddesi’ ni sorguluyorlar sansak da, bu sadece ders kitaplarında geçen bir konudur. Gerçek felsefe kitaplarını okuyunca asıl olayın ‘mutluluk, kendini bulmak, öz benliğini yüceltmek’ olduğunu görüyoruz. Bu kitapta da çoğunluk olarak mutluluk ve acılarla başa çıkmaktan bahsedilmiştir. Bizim dramatik toplumumuzda mutluluk, kazanılacak bir şey gibi düşünülür. Gündelik hayatından, iş hayatından, kendi hayatından memnun olmadıkları için mutluluk epey bir uzaktır onlar için. Düşünen insan ise mutluluğu en ufak şeyde bile arayıp bulabilir.

Schopenhauer’a göre ise mutluluk, azdan gelir. ‘Az olan her şey insanı mutlu eder’ diyor. Çok da doğru. Az eşya, az insan, az samimiyet insanı daha huzurlu ve daha mutlu kılıyor. ‘Eve gelen görsün’ diye alınan kaba saba eşyalar belli bir süreden sonra evde yaşayandan daha çok yer kapladığında anlarız. ‘Aman herkesle aram iyi olsun, kalabalık çok severim. Araşalım, görüşelim.’ diye kurduğumuz sahte insan ilişkilerini gün geldiğinde yapayalnız kaldığımızda ve yanımızda sandıklarımızın arkamızdan konuştuklarında anlarız. Anlarız ki insanın tek gerçek dostu, ailesi kendisidir. Ve kendisiyle güzel vakit geçirebilen insanın pek kimseye de ihtiyacı yoktur. Neyi anlarız biliyor musunuz? Mutluluğu. Mutluluk insanın ana fikridir. Kendi kendine mutlu olmayı başarmış insan ve bu iradeye sahip bir çizgide ilerleyen insan, Schopenhauer’a göre üst varlıktır.

Her insan mutlaka okumalıdır diyemem. Felsefe bilgisi ve felsefe merakı olan insanlar okumalıdır. Tavsiyemi sunar, bol kitaplı günler dilerim…


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Dorian Gray'in Portresi

Ana karakterlerimiz Basil ve Henry yakın arkadaşlardır. Basil ressamdır ve en büyük ilhamı Dorian'dır. Onun güzelliği aklını mest eder. Ve Dorian'ın portresini çizmeye başlar.

Daha Fazlasını Oku
Buddha Gibi Düşünmek

Bana kalırsa bilgeliğin onların tabiriyle “Buddha”lığın yolu ölümü bilmekten geçiyor.

Daha Fazlasını Oku